17 Nisan 2011 Pazar

Hem Fast Hem Food -2-

Bu başlığı ilk kez görüyorsanız, konuyu daha iyi anlayabilmek için önce  Hem Fast Hem Food -1- ´i okumanızı tavsiye ediyorum.
Nerede kalmıştık? sorusunun cevabını, okuyanlar sanırım artık biliyorlar.Kabloyu kesmek zorundasınız ama nasıl? hangisini? Hem Fast Hem Food -1- ´i okumaya üşenenler için açıklama :)
Kablo : Alışkanlıklarınız (çabuk ve hazır yemek yeme alışkanlığı gibi)
Sadece yemek için yaşayanlar ve artık alışkanlıkla birlikte tutkuyla acele ve hazır  yemek yiyenler değil, siz, konunun farkında olan uyanmışlar için de bu sistem durmadan çalışıyor...
Çok renkli hamburgercilerin,(yada diğer çabuk yemekçilerin) reklam panolarındaki ışık gözleri öyle kamaştırıyor ki, sadece çocuklar değil onların anne babaları da "bir alana bir bedava" kampanyasının arka sokağını göremiyorlar.Keşke sadece bununla kalsalardı.Algılamakta ve anlamakta profesyonellerin bile zorlandığı öylesine reklam teknikleri gelişti ki, bunlara sadece şaşırmakla kalmamalı, bence artık korkmaya da başlamalısınız.Belki korku sizi hareket geçirir...Yada siz daha klasik olanı tercih ederek önce bir sağlık problemi edinip, sonra akıllanmayı mı tercih ederdiniz? Kabloyu kesmezseniz bombanın patlayacağını söylemiştim sanırım.
Okullara yakın sokaklarda, hergeçen gün hızla artan hazır yemekçiler önce çocuklarınızı ele geçiriyorlar.- Özellikle çocuklarınızı- çünkü onlar gelecekte de varlar. Siz yeseniz de yemeseniz de farketmez zaten bu beslenme şekliyle ... ee siz ne sanmıştınız?
Profesyonel uluslararası markalar bunu bilinçli yaparken sokak arasındaki tostçu bilse de bilmese de bir süre sonra kesmeniz gereken kablolardan biri haline gelebiliyor.Siz, çocuğunuzun verdiğiniz harçlıklarla, tostçunun yanındaki manavdan elma aldığını mı sanıyordunuz yoksa? sayın kariyer sahibi hanımlar beyler.Tamam şirketiniz kar ediyor da çocuk zararda var mı bir stratejin? "Yok" mu? endişelenme biliyorum. 
Şekersiz kek yapmaya da başladım sonunda.Ama siz çocuğunuzun beslenme çantasını market reyonu gibi düzenleyenlerdenseniz tarifim sizin için değil elbette.Böyle zamanlarda çocuğunuzun dünyaya nasıl geldiğini hatırlamanızı tavsiye edebilirim.Eminim hiçbir anne o kadar zorlu bir dönemden sonra dünyaya getirdiği bebeği sadece biraz büyüdü diye kolay ve ucuz yolla tekrar geri yollamayı düşünmez.Yanda bu konuyu hiç bu açıdan düşünmez.Düşünseniz  iyi olacak.
Kahvaltısız okula giden çocuklar konusu ise bence korku filmleri kategorisinde ilk 5´e girer =) tabiki uyanmışların dünyasında :) Kahvaltıyı; çay, kahve, simit, börek, poğaça hatta boyoz (en güzel pastanelerden alınmış ama :) zannedenler bu paragraf sizin için değil direk aşağıya geçin :) Zaten birçok çocuk kahvaltıyı ya okul servisinde ya da okul kantininde yapıyor.Yanılıyor muyum?Kahvaltıysa yedikleri yapıyorlar ya içiniz rahat olsun.Asıl sorun şimdi başlıyor.Düşünsenize aynı çocuk öğlen yemeğini de okul kantininden yemek zorunda olsun ve anne baba çalıştığı için aksam eve açlıktan gözü dönmüş olarak döneceği kesin.(kana hızla karışan hamurların suçu tabiki sizin değil) Yemek yoksa 2 seçeneği var, dolaptan bulduğunu yiyecek ya da dışardan sipariş verecek.Sonrasında arkadaşlarıyla spor amaçlı oyun oynayacağını zannetmiyorum. Sanal çiftliği aksayabilir, efendime söyliyeyim paylaşması gereken iletileri vardır, sonra bilmem ne oyununda kaçıncı leveldeyse biraz daha çabalarsa level atlayacaktır...
Neden mi şişmanlıyor bu çocuk? Hala soruyorsan önce kendine bak!!! Sana benzeyecek tabi çocuğun ben nerden bileyim :)


Sen kahvaltını hergün boyozla yap, yumurtayı da yanına koy ki ayıp olmasın. Hatta kahvaltı yapma öyle daha iyi örnek olursun, hiçdeğilse çocuk kahvaltıyı köşebaşındaki börekçiden alınan 2 açma 2 peynirli poğaça zannetmez :) Köftecide, ayran yerine içinde 15 küp şeker olan kola söyle, ya da aslında vicdanını rahatlatmak için "şekersizini söyledim ben" de ve çocukta sanki süt içecek zannet sana bakıp!!!
Zaten okula kan şekeri düşük gidiyor ya da fazla şekerden beynine oksijen gitmiyor çocuğun, ee sistem de durmadan çalışıyor, reklamlar reklamlar reklamlar...Boy uzatan, akıl geliştiren bisküvi bile var!! ama daha bir tane lahana,karnabahar ıspanak reklamı görmedim.Haklılar ama bende olsam yemem bunları.Çocuk bilmediği şeyi yememekte haklı.Anladınız sanırım artık çalıştığınız halde buzdolabına koyduğunuz zeytinyağlı fasülyeyi çocukların neden yemediğini.Sistem durmadan çalışıyor...
Yanlış besleneceksin hareket etmeyeceksin ve hala daha soracaksın neden diye?Aklı eren varsa bana anlatsın ben neden yazıyorum ki :)
Hazırı seviyoruz itiraf edin.Elmanın kendisindense hamburgercideki elmalı payı tercih ediyor çocuğun kabul et.Kabul edersen belkide daha kolay olacak çözüm üretmen.Belkide "terli terli su içme" demekten vazgeçip ya elmalı payı sen yapacaksın evde yada onun yerine elma yemesini öğütlemelisin çocuğuna. Önce sen yemelisin ama.
"Çok zor" demişlerdi yıllar önce "salatada koymalısınız mönülerinize" dendiğinde.Simdi hemen hepsinde salata var hamburgercilerin.Onlar müşterilerini koruyorlar.!?Sende kendini ve aileni korumalısın.
"Bu kadar konuştun hani nerde benim tablet çözümlerim?" mi diyor birileri.
1)......2)......3)......  bunları yaparsan olacak, kesin çözüm bunlar.... Dalga geçmiyorum ama konusu, hazır ve çabuk yemek yeme alışkanlığının farkına vardırmak olan bir yazıdan bu tür çözümler beklemek gerçekten de dalga geçmek olacaktır emin olun.Yazının birçok yerinde çözümleri verdim ben.Gerçekten anlamak ve uygulamak isteyenlerde böyle bir soru sormayacaklardır eminim.Yinede bu kadar okumaya sabretmiş olanlar için biraz daha anlatabilirim.
Pizza yiyeceksen tam buğday unundan yapılanı yiyeceksin.Bilmiyor musun? soracaksın, araştıracaksın, öğreneceksin.
Bir öğün fast food yiyeceksen yanında sebze, meyve, süt ve yoğurt tüketmelisin.Ayrıca diğer öğünlerde de  hazıra sarılıp şansını zorlamayacaksın.
Evde hazırladıklarına da dikkat etmek zorundasın.Sağlıklı pişirme tekniklerini öğrenmelisin.Fırında ve ızgarada daha az yağla yemek yapmak gibi.Izgara yaparkende ateşi nasıl kullanacağını öğrenmelisin.Et ile ızgara arasındaki mesafenin 10-15 cm olması gibi.
Kullandığın yağa dikkat edeceksin. Neredeyse gelenek haline gelmiş olan, 250gr margarinle yapılan poğaça ve böreklerden hayır gelmeyeceğini artık öğrenmelisin.Zaten kalp hastalıklarında dünyada şampiyonuz ama bütün suçu "millet olarak iyi kolesterolümüz düşük" diye genlerine atmayacaksın.
Hem fast (çabuk) hemde food (yemek) olmuyor gördüğün gibi.Çocuğuna ev yemeklerinin ne olduğunu anlatmalısın ama önce sen yapmalısın ve yemelisin.Sadece iyi kalpli olmakla iyi bir kalbe sahip olunmayacağını da bilmelisin artık.
tün bunlar zormu geldi? Zaferin kolay kazanıldığını da kim söyledi? Şarkıda söylediği gibi "kolay ve geçici zaferler" peşindeysen üzgünüm yanlış yerdesin ve kaybedeceksin!
Sen, uyanmaya niyeti olan, buraya kadar geldiysen niyetin ciddi olmalı :) 
Kendin ve etrafındakiler için harekete geçmeden önce bilmelisin ki, herşeyi kuralına uygun yapsan da bu garantin olmayacaktır.Ancak çıktığın için yola değerlisin ve şimdiden kazanmış sayabilirsin kendini. Hoşgeldin :)
Sağlıkla ve Afiyetle

Funda Yüce Gomez Solis


© 2011 benimyemekkitabim.com - Tüm hakları saklıdır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder